NCTV’nin Raporu Üzerine Kamuoyuna Açıklama

17/02/2021

Amsterdam

Bilindiği gibi, Hollanda Ulusal Güvenlik ve Terörle Mücadele Koordinatörlüğü (NCTV) tarafından hazırlanan bir rapor birkaç gün önce bilinçli bir biçimde basına sızdırıldı! Söz konusu rapora göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan islamcı bir politika izliyor, radikal islamcı grupları destekliyor ve bu amaçla Avrupa’daki, bu arada Hollanda’daki Türkiyelileri etkilemeye ve örgütlemeye çalışıyor  ve Erdoğan’ın bu politikaları Hollanda toplumunun geleceği açısından tehdit unsuru içeriyor.

En başta belirtelim ki Erdoğan’ın son yıllarda izlediği islamcı politikaları Hollanda’da uzun süredir dile getiren tek Türkiyeli örgüt HTİB’dir. Erdoğan uzun süredir devletin de olanaklarını kullanarak Avrupa’daki Türkiyelileri kendi siyasal  islami ideolojisi doğrultusunda yönlendirmeye ve örgütlamaya çalışıyor. Erdoğan’ın Hollanda’daki ‘uzun kolunun’ önlenmesi gerektiğini sürekli tekrarladık ama hiç kimse bizi dinlemek istemedi ve somut bir adım atmadı.

Hal böyleyken bu konunun genel seçimin hemen arefesinde gündeme getirilmesini ve sanki yeni bilgilermiş gibi piyasaya sürülmesini son derece düşündürücü buluyoruz. Bizi endişeye sevk eden husus bunun bizzat Hollanda Ulusal Güvenlik ve Terörle Mücadele Koordinatörlüğü (NCTV) tarafından yapılmasıdır. Devletin gizli bilgilerine sahip bir kuruluşun seçim arefesinde güya böylesi önemli bir raporu basına sızdırması (!) güncel politikaya doğrudan doğruya  müdahale anlamına gelmektedir ki bu demokratik bir ülkede kesinlikle kabul edilemez.

Çünkü bu rapor Türkiyelileri ve müslümanları bir bütün olarak zan altında bırakan bir içerik taşımaktadır.  Asıl önemlisi  NCTV bu raporla, sağcı, ırkçı partilere Türkiyelilere ve müslümanlara yönelik dışlayıcı ve ötekileştirici propaganda üretmek olanağı sağlıyor.  Bu nedenlerle NCTV kesinlikle uyarılmalı ve güncel politikaya, üstelik seçim arefesinde müdahale etmesi önlenmelidir.

Ayrıca, bu rapor kendi içinde çelişkilerle ve maddi hatalarla doludur, Türkiye’deki islamcı gruplar arasındaki ayırım ve çatışmaların neler olduğundan bihaberdir. Besbelli ki seçim öncesinde basına sızdırılmak üzere alelacele hazırlanmış, sipariş üzerine acemice kaleme alınmıştır.

Bu arada, ırkçı olmayan siyasal partilere de bir çift sözümüz var. Eğer gerçekten Erdoğan’ın Hollanda’daki Türkiyelileri kullanmak istemesinden rahatsız iseniz bu konuda yapılacaklar bellidir. Bu konuyu her zaman sizinle tartışmaya ve neler yapılabileceği konusunda birlikte fikir üretmeye hazırız. Ama bunu yapmayıp, her seçim  arefesinde bir yolunu bulup Türkiyelileri tartışma konusu haline getirmenizden son derece rahatsız olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Biz bu ülkenin eşit yurttaşları olarak görülmek istiyoruz, yoksa her seçim öncesinde tartışılan, gerektiğinde başına vurulan şamar oğlanı değil!

Erdoğan karşıtlığı üzerinden Türkiyelileri, müslümanları ötekileştirmeniz entegrasyon sürecini olumsuz yönde etkiliyor. Unutmamak gerekir ki, Hollanda’daki Türkiyeliler sadece Erdoğan taraftarlarından oluşmuyor.  Farklı etnik, inanç  ve siyasal düşünce gruplarından, hatta  dini inancı olmayanlardan oluşan geniş bir yelpaze söz konusudur ve Erdoğan’a verilen destek giderek azalmaktadır. Türkiye halkı önümüzdeki seçimde Erdoğaní başkanlıktan düşürmekte kararlıdır, kamuoyu yoklamaları bunun olanaklı olduğunu göstermektedir. Dışarıdan yapılan bu tür müdaheleler Erdoğan’ı güçlendirmekten başka bir işe yaramamaktadır.

Ezcümle; NCTV’nin söz konusu raporunun basına sızdırması kirli bir seçim oyunudur ve sağcı, ırkçı partilere  propaganda olanağı sağlamaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Irkçı olmayan siyasi partiler ve çevreler bu kirli oyuna alet olmamalıdır.

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB)