Türkiye bankalarındaki birikimlerimiz Avrupa’daki vergi dairelerinin bilgisine sunuluyor

AKP’nin Avrupa’daki Türkiyelilere yeni yıl hediyesi!

Sevgili dostlar,

Hatırlanacağı üzere, Türkiye, OECD kapsamında birçok ülke ile birlikte otomatik bilgi değişimi amacıyla bir anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşmaya göre, yurt dışında yaşayan Türkiyelilerin Türkiye’deki bankalarda bulunan para, altın, sigorta ve benzeri bilgilerine, yaşadıkları ülkelerin vergi dairelerinin ulaşması sağlanacaktı. Hollanda özelinde kısaca somutlarsak, Türkiye’deki parasal birikimlerimiz Hollanda vergi dairesinin bilgisine  sunulacaktı.

Bu durumda Avrupa’da ve doğal olarak Hollanda’da yaşayan Türkiyeliler yaşadıkları ülkelerin vergi daireleri karşısında suçlu duruma düşeceklerdi. Özellikle ödenek alanlar ağır yaptırımlarla karşılaşacaklardı. Türkiye anlaşmayı imzalarken, bu anlaşmanın Avrupa’da göçmen olarak yaşayan Türkiyelileri kapsamayacağı konusunda çekince koyması gerekirken bu çekinceyi koymamış ve kendi yurttaşlarını göz göre göre ateşin ortasına atmıştı.

Çünkü bu anlaşmanın ilk baştaki esas amacı, vergi kaçıran uyuşturucu, kadın tacirlerini, kara para aklayanları tesbit etmekti. Türkiye yurt dışında yaşayan vatandaşları lehine çekince koymadığı için anlaşmanın kapsamı kendiliğinden genişlemiş oldu. AKP hükümetinin bu çekinceyi neden koymadığını konuyla ilgili hiç bir açıklama yapmadığı için bilemiyoruz. Nasıl olsa ‘gurbetçiler’her zaman bizi destekliyorlar diye düşünmüş de olabilir, ya da konuyu önemsemediği için hiç aklına gelmemiş de olabilir!

Biz HTİB olarak bu durumu ilk öğrendiğimizde en başta kamuoyunu bilgilendiren açıklamalar yaptık. Türkiye’deki siyasi partilerle temasa geçtik. AKP hükümetine yakın Hollanda’daki örgütlerle temas ettik ve birlikte çalışma yapmayı teklif ettik. Bizim önerimiz şuydu: Bu anlaşma imzalanmamalıdır, imzalanmış olsa bile çekince koymak mümkündür, bunun için lobi çalışması yapmak gerekir. Gelin birlikte Ankara’ya gidelim, yetkililerle görüşelim ve onları aydınlatalım. Bu anlaşma yurt dışında yaşayan ve çalışan Türkiyelileri çok zor durumda bırakır, tarifsiz sıkıntılara sokar.

Ama bütün bu çabalarımız bir sonuç vermedi, sürekli olarak engellerle karşılaştık. Muhataplarımız birlikte çalışma yapmamızı ret ettikleri gibi  sözlerimize inanmadılar. Abartma yapıyorsunuz dediler, siz zaten Türkiye düşmanısınız dediler, böyle bir olay yok, bu hükümet dindar bir hükümet, bu zulme ortak olmaz, Avrupa’daki Türkiyelilerin aleyhine böyle bir anlaşmayı imzalamaz, imzalasa bile uygulamaz dediler. Kısacası her şeyi dediler ama sonuç olarak onlar değil, biz haklı çıktık. Çünkü biz başından beri Erdoğan iktidarının halktan yana bir iktidar olmadığını, menfaati gerekirse herkesi satabileceğini biliyorduk. Ve sonunda bizi açıkça sattılar.

Şimdi geldik işin uygulama safhasına. Türkiye’de parasal varlığı olanların bütün banka, sigorta ve benzeri bilgileri önümüzdeki ocak ayından itibaren şu anda yaşadığı ülkenin vergi

dairesiyle paylaşılacak. İlgili kişi hangi ülkede yaşıyorsa, o ülkenin vergi daireleri bu bilgilere binaen kişileri çağırıp hesap soracaklar. Özellikle herhangi bir ödenek alanların bu durumda ağır yaptırıma uğraması kaçınılmazdır. Bu da AKP’nin Avrupa’daki Türkiyelilere ‘yılbaşı hediyesi’ olarak tarihe geçecektir.

Şimdi herkesi, ama özellikle AKP’ye oy verenleri göreve çağırıyoruz. AKP yöneticilerine gidin, yakalarına yapışın ve onlara şu soruyu sorun? Yıllardır size her türlü desteği verdik. Bize bu kötülüğü, bu zulmü neden yapıyorsunuz? Merak ediyoruz, acaba sizlere ne yanıt vereceklerdir? Biz, her zaman olduğu gibi yine yalan söyleyemeye çalışacaklarını peşinen biliyoruz, çünkü biz sorduğumuz zaman da hep yalan söylediler. Ama artık yalanlarının  vakti geçti, mızrak çuvala siğmiyor, çünkü önümüzdeki ocak ayından sonra bu bilgileri Avrupa ülkelerine vereceklerini bizzat kendileri açıkladılar.

Elbette bu bize vurulan ilk darbe değil. Daha önce de Avrupa’daki Türkiyelilerin birikimlerine yönelik çeşitli saldırılar oldu. Avrupa’ya ayak bastığımızdan buyana leş kargaları gibi üzerimize geldiler, vatan, millet, din kisvesi altında birikimlerimize el koyup çarçur ettiler. Ne var ki bu darbe diğerlerinden daha kapsamlı ve ağır sonuçlar doğuracak gibi görünüyor. Biz, bu leş kargalarının oyunları karşısında bilinçlenmedikçe bu tür yağmalamalardan yakamızı kurtaramayacağız. Bunlara verilecek en güzel yanıt, onlara verilen desteklerin kesilmesidir. Aksi takdirde başımız beladan hiç bir zaman kurtulmayacaktır.