Eğitim dünyasına ve kamuoyuna,

Eğitim dünyası ve demokratik kamuoyu peygamber Muhammed’in karikatürünü gösterdi diye katledilen Fransız öğretmen Samuel Paty’nin şokunu yaşarken, 2015 yılında Joeo Bertrans tarafından yapılan ve Hiciv dergisi Charlie Habdo’ ya yapılan saldırıyı konu edinen bir karikatür yüzünden tehdit edilen bir öğretmenin can güvenliği nedeniyle gizlenmek zorunda kalması okullarda eğitim özgürlüğü ve öğretmenlerin can güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi.
Eğitim her zaman radikal grupların ilgi gösterdikleri bir alan olmuştur. Dünya görüşlerini yaymak, genç militanlar edinebilmek için özellikle gençlerin bulundukları semt evi, cami, dernek ve kuran kursları gibi mekanları kullanarak cemaat, vakıf ve dernekler içinde etkili olmaya çalışan bu gruplar hem ciddi bir guvenlik sorunu oluşturmakta hem de demokrasi açısından bir tehlike olusturmaktadirlar. Bat Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarını kontrol altında tutmak isteyen bazı devletler de politiek amaçlarla bu gruplari deteklemektedirler.

Demokrasiyi reddeden bütün grupların, özellikle de radikal islamci grupların hedefi, yeri geldiğinde şantaj, tehdit ve şiddete de başvurarak insanları korkutup yildirarak, düşünce özgürlüğünü kullanılamaz hale getirerek demokratik hukuk devletini işlemez hale getirmektir.
İçinde bulundukları ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle eğitimini yarım bırakan veya diploması olduğu halde is pazarında ayrımcılığa uğrayan, aşırı sağcı popülist partilerin onların ait oldukları etnik dinsel kimlikleri hedef alan aşağılayan yabancı düşmanı politikalari karşısında dislandigini hissederek umutsuzluğa kapılan gençlerun bir bölümü ne yazık ki bu grupların tuzagina dusmektedirler.
Hangi kökenden gelirsek gelelim,hepimiz içinde yaşadığımız toplumun eşit hak ve sorumluluklar sahip bireyleriyuz. Bu toplumun temellerini oluşturan özgürlük, eşitlik ve dayanışma gibi ilkeler hepimizi bir arada tutan değerlerdir. Demokrasi ve hukuk devleti de bu değerler üzerinde yükselen kurumlardır.
Demokrasilerde sorunların nasıl çözüleceğini hukuk devletinin yasa ve kurallarıyla belirlenmiştir. Herkes bu yasalara uymak zorundadır. Bir inancı ya da kendi düşüncelerimizi kutsal ilan ederek başkalarını da bunları kabule zorlamak, hele bunun için tehdit ve şiddete başvurmak asla kabul edilemez.
Isyerlerimizde okullarda, mahlelerimizde, demokratik hukuk devletine meydan okuyarak özgürlükleri yok etmek isteyen güçlere karşı hepimiz kararlılıkla karşı durmalıyiz.

Emmauscollege müdürünün öğrenci velilerine gönderdiği mektupta belirttiği gibi okullarımızin öğretmenlerimizin özgürce ve güvenlik içinde görevlerin yapabildikleri, böylece öğrencilerin kendilerini özgürlük, eşitlik ve dayanışma gibi ortak değerlerin paylaşıldığı bir ülkede birlikte yasayan bireyler olarak gelistirebilsinler.