Miljoenennota görüşmeleri: Siyasi tiyatro oyunu!

Her yıl Eylül ayının üçüncü Salı günü başlayan ve ‘Miljoenennota’ görüşmeleri denilen siyasi şov bitti. Parlamentonun yeni sezonunun başlaması nedeniyle hükümet önümüzdeki bir yılda uygulayacağı ekonomik, sosyal politikaları açıkladı.

Her yıl olduğu gibi bizler, yurttaşlar olarak bu şovu tribünlerden seyrettik, haklarımızın elimizden alındığını üzüntüyle izledik. Çünkü Hollanda’da liberal politikaların izlendiği son otuz yılda sosyal haklarımız birer birer elimizden alındı ve büyük şirketlere, para babalarına yem olarak sunuldu. Bu yıl da tablo pek değişmedi. Süslenmiş güzel sözlerin arkasında haklarımızın nasıl budandığını ve birilerine yem olarak sunulduğunu acıyla izledik. Tabi bu ağzımıza birer parmak bal çalınmadığı anlamına gelmiyor. Çünkü kepçeyle götürdüklerini saklamak için bunu yapmak zorundalar. Yoksa kitleleri nasıl kandıracaklar ki? Bu yıl da durum pek farklı olmadı.

Neler varmış Miljoenennota’da?

İlk müjde sağlık primleri konusunda verildi! Önümüzdeki yıl temel sağlık primi için 150 Euro daha fazla ödeyeceğiz. Bitmedi! Dış sağlığı gibi tamamlayıcı primler de tabiatıyla paralel olarak yükselecek . Ne kadar olacağını sağlık sigortası kuruluşları belirleyecekler. Ayrıca bazı tedavilerin sigorta kuruluşları tarafından paketten çıkarılması büyük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Eigen bijdrage olarak ödediğimiz 385 Euro değişmeden kaldı. Bunu bir parmak bal olarak algılayabiliriz. Ama seçimlerden sonra yükseleceğinden emin olabilirsiniz, çünkü bu karar bir yıl için geçerlidir.

Bir müjde daha! Emeklilere ödenen aylıkların enflasyon oranında artırılması bu yıl da olanaklı değil. Yıllardır bu böyle ve emekliler net olarak geriye gidiyorlar. Aylıkların artması bir yana, önümüzdeki yıl yüzde 4 oranında kesinti uygulanması gündemde. Emekliler şimdiden bayram edebilirler!

Zelfstandig ondernemers denilen, içinde zzp’ers denilen kesimin de yeraldığı birbuçuk milyonluk küçük işletme sahipleri önümüzdeki yıl daha fazla vergi ödeyecekler. Bunun karşılığında büyük işletmelere 1, 9 milyar Euro’luk kolaylık sağlandı.

Ayrıca,  sanki Hollanda’nın savunması tehlikedeymiş gibi savunma harcamaları büyük ölçüde artırılıyor. 2035 yılına kadar savunma için extra olarak 66 milyar Euro daha harcanacak. Elbette bu paralar bizim cebimizden çıkacak ve usulca birilerinin kasasına girecek. Yoksa allah havadan euro yağdırmayacak!

Sanıyoruz bu örnekler Den Haag’da yapılan görüşmelerin çalışanlar, emekliler ve küçük işletmeler için ne anlama geldiğini anlatmaya yeterlidir.

Peki, hal böyleyken, muhalefetteki sol partiler ne yaptılar? Hemen hemen hiç bir şey! Esas meselelere dokunmayan bir takım tali (ikincil) meselelerin çevresinde dans edip durdular. Çünkü önümüzdeki yıl genel seçimler var ve kurulacak koalisyon hükümetinde yer almak için şimdiden hesap kitap yapmak gerekir! Çalışanlar, emekliler, küçük işletme sahipleri zor durumdaymış, yoksulluk almış başını gidiyormuş, hükümet kontrollü sürü bağışıklığı uygulayarak halk sağlığını tehlikeye atıyormuş falan sol partilerimizin umurunda değil. Onlar şimdiden iktidara bir yerlerden tutunmanın, seçim sonrasına göre pozisyon almanın ve kişisel kariyer edinmenin telaşı içerisindeler.

Sol partiler böyle olduğu sürece sağ liberal parti VVD daha yıllarca Hollanda’yı bir şirket gibi yönetir, çalışanların durumu fazla ileri gitmez, yoksulluk artar, halk siyasetten soğur, ırkçı partiler popülist söylemlerle toplumun en alt kesimindeki huzursuzluğu kullanarak güçlenir, sosyal huzursuzluk artar ve gelecekte oluşacak fırtınalara karşı toplum olarak güçsüz kalırız. Çünkü dünyadaki genel gidişat hiç iyi değildir. Pandemi bunun somut örneğidir. Ama nükleer tehlike, çevre felaketleri, kuraklık, kitlesel göç, mülteciler, halk sağlığını tehdit eden pandemiler gibi büyük tehlikeler kapımızda bekliyor. Bunlara karşı güçlü olmak için çevre dostu, sürdürülebilir sosyal politikalara yatırım yapmamız gerekir. Sadece büyük şirketleri, para babalarını kollayan politikalarla geleceğimizi tehlikeye attığımızı fark etmenin zamanı geldi de geçiyor bile.

Önümüzdeki yıl mart ayında seçimler var. Bu seçimler son yılların en önemli seçimi olacaktır. İçinde bulunduğumuz zor koşulları aşmak için bu seçimleri iyi değerlendirmek zorundayız. Halktan yana, sosyal politikalar uygulayan, çevre dostu bir hükümet için şimdiden kolları sıvamanın zamanıdır. Aksi takdirde çok geç olabilir.

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB)