/Umudumuzu yitirmeyelim

Umudumuzu yitirmeyelim

Umudumuzu yitirmeyelim, mücadele edelim, unutmayalım ki gelecek bizimdir

Acısıyla tatlısıyla, sevinçleri ve üzüntüsüyle bir yılı daha geride bıraktık. 2016 yılı dünyada, Hollanda’da ve Türkiye’de birçok değişime yol açtı. Ne yazık ki bu değişimler genellikle olumsuz sonuçlar doğurdu.
Dünyada ırkçılık, ayırımcılık, sağ popülizm tavan yaptı. Putin’lerin, Erdoğan’ların, Wilders’lerin, Netenyahu’ların, Orban’ların sayısı arttı. ABD’nin başkanlığına ırkçı, yabancı düşmanı, Müslümanlardan nefret eden Trump seçildi. Sahip olduğumuz sınırlı demokratik haklar bile dünya çapında tehlike altına girdi.

Bunun yanında kapitalist ekonomi buhranlardan buhranlara koşuyor. Çalışanların durumu giderek kötüleşiyor. Dünyada gelir dağılımı hiç bu kadar dramatik boyutlara gelmemişti. İnsanların yüzde onu gelirlerin yüzde doksanına sahip. Bu gidişat hiç iyi değildir. Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar demişler. Resmen kıyamete koşar adım gidiyoruz.

Hollanda’daki durumun da maalesef iç açıcı olduğunu söyleyemeyiz. Seçimlerin yaklaşması nedeniyle siyasetçiler durumu tozpembe göstermek için yarışıyorlar ama gerçek durum onların seçim propagandalarında gösterdikleri gibi değildir. Dünyanın bu olumsuz koşullarında ekonomisinin yüzde yetmişi dış ticarete dayanan Hollanda da durumun iyi olduğunu ve böyle süreceğini söylemek gerçeği tam yansıtmıyor. Eğer durum çok iyiyse devletin eli neden dar gelirlilerin cebinden bir türlü çıkmıyor? Her gün bir sosyal hakkımızın kırpıldığına tanık oluyoruz. Azınlık gurubundaki gençler hala staj yeri bulamazken iş bulamazken durumun iyi olduğunu yansıtmak kasıtlıdır ve ayırımcılıktır.

Ayrıca ırkçı partinin anketlerde sürekli birinci parti çıkması endişelerimizi artırıyor. Elbette her şey olumsuz değil. Ekonomide sınırlı ve geçici iyileşmeler yok değil. Ama bunun kırılgan, her an kötüleşebilecek ve ne pahasına olduğunu unutmamak gerekir. Kuşkusuz geçen yıl en olumlu gelişme PVV lideri Wilders’in bir ırkçı olduğu ve ırkçı politika ürettiği bağımsız mahkeme kararıyla tescil edildi. Örgütümüz HTİB bu konuda davacılardan birisiydi ve görüşümüz mahkeme kararıyla tescil edildiği için sevinçliyiz. Bu karar, Hollanda’nın bir hukuk devleti olduğunu ve bağımsız yargıçlara sahip olduğunu gösterdi. Darısı Türkiye’nin başına.

Türkiye’ye gelince, maalesef durum hiç iyi değil. Yılbaşı gecesi İstanbul’da gerçekleştirilen katliam önümüzdeki yılın adeta habercisi oldu. Baştaki yönetiminin el altından beslediği İslami cihatçılar şimdi dönüp sahibini vurmaya başladı. Ceremesini de zavallı insanlar çekiyorlar. Unutmayalım ki Türkiye’deki olumsuz koşulların bir numaralı müsebbibi bu yönetimdir. 14 yılda ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler. Bu yetmiyormuş gibi ülkeyi bir kişinin iki dudağı arasına hapsedip tümüyle yok etmek istiyorlar. AKP-MHP koalisyonu anayasayı değiştirerek, tek adam diktatörlüğünü yasallaştırarak Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapmaya hazırlanıyorlar.

Buna izin vermemeliyiz. Buna ‘dur’ demeliyiz. Eğer bu süreci durduramazsak tarih bizi affetmeyecektir. Türkiye’nin ihtiyacı tek adam diktatörlüğü değildir. Türkiye sorunlarını demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını, adaleti, barışı güçlendirerek daha kolay ve daha rahat çözebilir. Ekonominin gelişmesi de bu konularda ileriye dönük atılacak adımlara bağlıdır. Özgür ve barışçı bir Türkiye bölgesinde bir çekim merkezi olabilir ve ekonomik olarak ileriye gidebilir.

Şunu unutmayalım: Hiçbir zalim, hiçbir diktatör amacına ulaşamadı. Hepsi de tarihin çöp sepetine atılmaktan kurtulamadı. Bugünler geçicidir. Gelecek bizimdir. Gelecek halktan yana olanların olacaktır. Gelecek demokrasiden, özgürlüklerden, insan haklarından, adaletten, barıştan yana olanlarındır. Umudumuzu yitirmeyelim. Mücadele edelim. Yalnız kendimiz için değil tüm dünya halkları için demokratik mücadele bir görevdir. Bugüne dek haklarımızı mücadele ederek kazandık, bundan sonra da mücadele ederek alacağız.

Unutmayalım.! İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kilisede rahip olarak görev yapan Pastör Nie Moeller şunları yazdı bir gece bütün olanlardan sonra:

Önce Yahudiler için geldiler 
Sesimi çıkarmadım
– 
Çünkü ben Yahudi değildim 
Sonra komünistler için geldiler 

Sesimi çıkarmadım
– 
Çünkü ben komünist değildim 
Sonra sendikacılar için geldiler 

Sesimi çıkarmadım
– 
Çünkü ben sendikacı değildim 
Sonra benim için geldiler 

Ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı…

Bu vesileyle herkesin yeni yılını kutlar, size, ailenize, dostlarınıza ve tüm dünya halklarına sağlıklı, mutlu ve esenlik dolu yaşam dileriz.

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB)